Vücudun pH Dengesi Neden Önemlidir?

İnsanoğlu elektrokimyasal bir varlıktır. Vücudun pH dengesi insanın yaşamsal gücünün göstergesidir. Diğer bir deyişle pH dengesi insanın hasta veya sağlıklı olduğunu gösteren temel niteliklerden biridir.

Hasta insanların vücudundaki pH oranı dengesizdir. Hasta insanların vücudundaki asit oranı genellikle çok yüksektir. Vücudumuzdaki asit oranı yükseldikçe mineral ihtiyacımız artar. Bedenimiz asit fazlalığından kurtulmak için ihtiyaç duyduğu mineralleri organ ve kemiklerden almaya başlar.

Vücudumuzun temel taşları olan kalsiyum, sodyum, potasyum ve magnezyum hücre yenilenmesinde kullanılan minerallerdir.

Vücudumuz bu mineralleri organlardan ve kemiklerden almaya başladığında bağışıklık sistemimiz tehlikeye girer ve hastalıklara karşı savunmasız bir hale geliriz.

Beden eksik mineralleri hangi organdan alıyorsa o organda hastalık görülür. Yaşlı kadınlar üzerinde yapılmış araştırmalarda kemik erimesi görülen kadınlarda vücuttaki yüksek asit oranını dengelemek için vücudun kemiklerden mineral aldığı görülmüştür.

Vücuttaki yüksek alkalin oranı da yüksek asit oranı gibi hastalıklara sebep olmaktadır. Vücuttaki yüksek alkalin, sindirim sistemi tembelliği, bağırsak hastalıkları, mantar enfeksiyonları gibi problemlere yol açmaktadır.

Yüksek alkalin oranına sahip bir insanın pH oranının dengelenmesi, yüksek asit oranına sahip bir insanın pH oranının dengelenmesinden daha zordur. Yüksek alkalin oranının dengelenmesi daha uzun zaman almaktadır.

İnsan vücudunun ideal pH oranı 6.3 ile 7.0 arasındadır. İnsan vücudu sadece pH dengesine sahip olduğu zaman gerekli mineralleri alabilmektedir. Yiyecekler yoluyla mineraller alınsa bile pH oranı dengesizse vücut bu mineralleri sindirememektedir.

Vücudun pH dengesi için en etkili 3 yöntem su, yiyecekler ve nefestir. Her gün 2 litre su içmek, vücudun pH oranını dengeler. Limon ve sirke gibi vücudu alkalin yapan yiyecek ve içecekler tüketmek de pH dengesini sağlar.

Derin ve ritmik alınan nefesler de vücudun pH oranını dengeleyen etkili yöntemlerden biridir. Her gün düzenli yapılan nefes egzersizleri vücudun doğal pH dengesine kavuşmasını sağlar.

Palmiye Yağı ve Faydaları

Palmiye yağı özellikle Afrika, Güneydoğu Asya ve Kuzey Amerika’da yemek pişirmekte kullanılan bitkisel bir yağdır.

Palmiye yağının Afrika palmiye yağı (elaeis guineensis) ile Amerikan palmiye yağı (elaeis oleifera) olmak üzere iki ana türü vardır. Kırmızı ve turuncu renkte olan palmiye yağı, yüksek beta karoten içerir.

Palmiye Yağının Faydaları

Palmiye yağı enerji verir, gözleri güçlendirir, kanseri önler, bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Kalp hastalıklarına karşı korur, erken yaşlanmayı önler, özellikle hamile kadınlara çok faydalı bir yağdır. Kolesterol problemi olan kişilere yemeklerini palmiye yağı ile pişirmeleri tavsiye edilmektedir.

Enerji verir.

Palmiye yağında bulunan beta karotenler, bedenin enerji seviyesini yükselterek vücuda zindelik kazandırır. Böylece vücudun hormon dengesini güçlendirir.

Gözleri güçlendirir.

Palmiye yağı göz sağlığı için önemli bir besin kaynağıdır. İçerdiği beta karotenler ve antioksidanlar göz dokularını iyileştirerek onarır. Katarakt rahatsızlığını ve sarı nokta hastalığını önler.

Kalp ve damarları korur.

Palmiye yağı kolesterol seviyelerini dengeleyerek kalp ve damar rahatsızlıklarına karşı korur. Kalp krizi ve felç riskini belirgin ölçüde azaltır.

Kanseri önler.

Palmiye yağının içeriğinde bulunan antioksidanlar kanseri önleyen güçlü kimyasal bileşenlerdir. Bu antioksidanlar kansere yol açan vücuttaki serbest radikallere karşı savaşır.

Hamile kadınları güçlendirir.

Palmiye yağı, hamilelikte meydana gelen vitamin eksikliğinden kaynaklanan rahatsızlıkları önler. İçindeki A vitamini, D vitamini ve E vitamini hem hamile kadını hem de karnındaki bebeği güçlendirir.